ÇOCUKLAR ÇİÇEKTİR

 Bir milletin geleceğine emin adımlar ile yürümesi eğitim ordusu ile olur. Bu ordunun içerisinde aile, okul ve çevre faktörü çok etkilidir. 

  Küçük yaştan itibaren aile- çevre, okul ilişkilerini göz ardı edemeyiz. Evde izlediği televizyon programları, okuduğu kitap ve diğer yayınlar çocukların gelişmelerinde önemli yer tutarlar.
   Evden çıkınca da kimlerle gezdiğini, nelere eğilimlerinin olduğunu takip etmemiz gerekir. Okulda arkadaş gruplarını, kimlerle düşük-kalktıklarını gözlemek lâzım. Arkadaşlarından gelebilecek olan( varsa) tehlikeleri sezmeliyiz.

   Okulda öğretmenlerinin; evde büyüklerinin, sokakta değer verdiği kişilerin sözlerine uymalı; onların dilek ve istekleri yerine getirilmelidir.

   Anaokulundan başlayan eğitim ilk ve ortaokulda şekillenir; Lise ve Yüksekokullarda olgunlaşır; mesleğine başladığı zamanda doğru bildiği işleri doğru olarak takip eder. 

   Geleceğimizin teminatı olan yeni nesillere çok şey öğretmeli; çok şeyler vermeliyiz. Zira çok uzun gibi görünen yıllar tez gelip geçiyor yüzden bilinçli ebeveynler sadece kendi yakınlarına değil; çevresindeki insanlara da faydalı olmalıdırlar. 

Çocuklar çiçek gibidirler. Çiçeği yanlış besler, aynı şekilde büyütmeye çalışırsak; çabuk bozulur, kurur ve kaybolurlar. Çocukların zihinlerini de yanlış kaynaklarla beslemeyelim.

Tarihimizdeki iyi veya kötü olayları yorumları ile anlatmalı; onların geçmişleri ile gurur duymalarını sağlamalıyız.

   Unutmayalım bizler küçücüktük; şimdi büyüklerimizin yerlerini aldık. Küçüklerimizde yarın bizim yerlerimizi alacaklar. Ona göre ülkemizin gelişmesine katkıda bulunacaklar.

      Gördüğüm lüzum üzerine 1996 yılında yazmış olduğum şiirimi yazmak istedim. 

NE GÜNLERE KALDIK?

Ne günlere kaldık böyle Allah’ım,
Bizler bir birimiz anlamaz olduk.
Bunun için ne yapalım söyle Allah’ım,
Küçükler büyüğün dinlemez olduk.

Sevgi, saygı ne ki; unuttuk bizler,
Kar yağmış, toz olmuş kapanmış izler,
Sararıpta solmuş bütün benizler
Ahbabı ve dostu tınlamaz olduk.

Televizyon; basın ve birde yayın,
Gençliğim için oldu bir mayın,
Ben bunları dedim; siz başka sayın,
İyiyi, güzeli dinlemez olduk.

Kültürümüz bir bir hep elden gitti,
Gelen attı çukura; gidende itti,
Güzellik adına ne varsa bitti,
Kükreyip sel gibi ünlemez olduk.

Yabanda ne gördük aldık içeri,
Kendi iyimizi dışladık geri,
Erdal ne söylesin gelmişken yeri,
Islandık güneşte günlemez olduk.

Erdal ÜNAL
Bir’iz Edebiyat Kültür Sanat ve Eğitim
Derneği Yönetim Kurulu Üyesi

Similar Posts

  • Zincirleri Kırmak

    Bugün Türkiye’de hürriyet yok! Büyük bildiklerimizin çoğu tepedekilere göre düşünüp konuşuyorlar. Böyle yapmasınlar da kılıklarını bir görsünler, hemen gönderilirler. Bu yüzden şahsiyet fukarasıdırlar, hiçler. Bunlarda rezillik boylarını aşmış ki, kovalanırlarken bile: “Buna da şükür. Ey büyüğüm, var olun, her şeyimi zatıalinize borçluyum” diyorlar. Yazıklar olsun size. Kötü örneksiniz. Bu yazım alıntılar ve yapacağım yorumlardan oluşuyor….

  • Kimlik ve İdeoloji-1

    Meşale Dergisi’nin yayın hayatına başladığını öğrendim. Türk dünyasına katkı sunacağına olan inancımla, emeği geçen herkese teşekkür ederim. Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu olan Türk Ulusu’nun sistemli bir şekilde dışlandığı, toplumun ise kutuplara ayrıldığı sıkıntılı bir dönemi yaşıyoruz. Elbette bu sıkıntılar yalnızca son yirmi yılın sonucu değildir; ancak bugün, tüm kesimlerini etkileyen ve toplumu keskin kutuplara ayıran…

  • Dünya Bile Dar Gelecektir İsrail’e!..

    Bombaladığı, yaktığı, yıktığı, acımasızca yok ettiği Filistinli çocukların mezarları üzerinde, kendi çocuklarına güvenli bir hayat kurabilmeleri mümkün mü? Korkularla yetişecek olan nesline hangi güvenceyi verecek? Kısacası bundan böyle kendi toprakları değil, dünya bile dar gelecektir İsrail’e. İsrail’in Gazze’de ve işgal altındaki topraklarda uyguladığı politikalar, sadece sınırları değil, insanlığın ortak değerlerini de tahrip ediyor. Her yıkılan ev, her…

  • Kimlik ve ideoloji_ 4

    Kimlik ve ideoloji_ devamla Burada yazımıza Osmanlı Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki bağı sorgulamak istedik. Osmanlı Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti Arasındaki Bağ Osmanlı Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ilişkinin niteliği, Karşı Devrim sürecinde en çok tartışılan konuların merkezinde yer almıştır. Bir kesim Osmanlı Devleti’ni tümden yok sayarak, yapılan her şeyin Cumhuriyet ile gerçekleştiğini ileri sürmekte;…

  • Günaydın Umut

    Kapılar kapandı ardı ardına, açılmadı. Bazen “bahtımız gibi” dedik… Bazen “talih yüzümüze gülmedi” dedik… “Şansa inanmam” diye direttik. Umut denen o güç her defasında… “Kalk ayağa!” diyordu… Kalk ki sen değil, çeldiriciler sinsin… Engelleyiciler ürksün… Umudun varsa ufkun da vardır, cesaretin de metanetin de… Osmanlı döneminin Sivas Valisi Halil Rıfat Paşa’nın meşhur bir sözü vardır. Paşa, Sivas’ın yollarını açarken, “Gidemediğin yol senin değildir” demiş. İlk kazmayı kendi vurmuş Sivas’ın yollarına. Sivas’ı…

  • Çocuklarınızı Türkçü Yetiştirin

    Tarih, bir milletin hafızası; millî şuur ise o hafızanın geleceği inşa eden iradesidir. Çocuklarımızı Türklük ve Türkçülük bilinciyle yetiştirmek, yalnızca geçmişe duyulan bir özlem değil, yarının dünyasında var olma ve köklerine tutunarak yükselme mücadelesidir. Bilimsel ve sosyolojik gerçekler göstermektedir ki, millî kimliğini erken yaşta kavrayan nesiller, özgüveni yüksek, toplumsal aidiyeti güçlü ve insanlığa yön verme…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir