Ataların izinde Türk Ruhu Yeniden Doğuyor

Bir milletin sesi bazen yüzyıllarca susar. Ama o sessizlik tükenmişlik değil, fırtına öncesi bir nefestir. Ve şimdi — o nefes yeniden göğe karışıyor. Bozkırın rüzgârı, dağların yankısı, tarihin sesi yeniden yükseliyor. Bozkurtlar diriliyor.

Bugün bir gençlik var: Elinde kılıç yok, ama fikirleri kılıçtan keskin. Gözlerinde öfke değil, inanç yanıyor. Onlar biliyorlar ki, kimliğini unutan bir millet, geleceğini de kaybeder.

Ey Türk genci! Seni köklerinden koparmaya çalışan her rüzgâra karşı dimdik dur. Çünkü senin damarlarında yalnızca kan değil — tarihin kendisi akıyor.

Türk olmak; geçmişine sahip çıkmak, diline sarılmak, törene tutunmaktır. Ve şimdi, unutmayanların çağı başlıyor.

Bu gençlik; bir yandan liderinin etrafında birleşmeli, bir yandan da ideolojisinin ışığıyla toplumun her alanına nizam vermelidir.

Her gencin içinde bir Aşina ruhu, bir Bilge Kağan’ın sözü, bir Mete’nin cesareti var. Ve o ruhlar birleştiğinde tek bir ses yankılanır: o ses, Atatürk’ün “Türk fırtınadır, kasırgadır; dünyayı aydınlatan güneştir!” sözüyle vücut bulur, çelik bir iradeye dönüşür.

“Türk titre ve kendine dön!”

Similar Posts