MADDE BAĞIMLILIĞINDA SIKÇA SORULAN SORULAR-4

Doğal maddeler bağımlılık yapar mı?

               Doğadaki bazı bitkilerden elde edilen otlar; madde haline getirilmektedir. Bir örnek vermek gerekirse; içlerinden en yaygın kullanımı olan esrardan söz edebiliriz. Esrar, cannabissativa isminde bir hintkeneviri bitkisinin kahverengi / yeşil çiçeklerinden, yapraklarından, sap ve tohumlarından oluşmaktadır. Hintkeneviri ya da kenevir otundan meydana gelir. 

              İsmini sıklıkla “haşiş” veya “afyon haşhaşı” şeklinde de duyabiliriz. Ancak “haşiş” ve “afyon haşhaşı” aynı familyadan olmasına rağmen birbirinden farklı bitkilerdir. Kullanıcılar arasında “joint”, “marijuana” “ot” gibi isimleri de vardır. 

               Doğal maddelerden bahsederken, bunların bağımlılık yapmadığına dair yanlış inanışlara değinmekte de fayda vardır. Doğal olması, bu maddelerin bağımlılık yapmadığı anlamına gelmez!

               Araştırmalarda, esrar kullanımının fiziksel ve psikolojik bağımlılık yaptığı görülmektedir. Yapılan bir çalışmada, esrar kullanıcılarının %35’i çok istedikleri halde esrarı bırakamadıklarını, % 24’ü esrar kullanımları yüzünden yaşadıkları sorunlara rağmen kullanmaya devam ettiklerini ve % 13’ü esrar tüketimlerini kontrol altında tutamadıklarını bildirmişlerdir. Araştırmaya katılan kullanıcıların % 20’si, esrar kullanmadıkları zaman aşırı huzursuzluk ve gerginlik hissettiklerini ifade etmişlerdir.

                 Esrar ve türevi doğal maddelerin bağımlılık potansiyeli olarak orta derecede olduğu için, bağımlılığın gelişmesi geç olabilmektedir. Ancak bu bağımlılık yapmadığı anlamına gelmez. Bağımlılık riski kullanıma bağlı olarak artmaktadır. Haftada birkaç kez ve uzun süre esrar kullananlarda bağımlılık görülme sıklığının % 57 ila 92 arasında değiştiği saptanmıştır. Madde bağımlısı bireylerde esrar kullanıcıları hiç kullanmayanlara oranla 140 kat daha fazla madde kullanmaya meyillidir. Mesela bu doğal maddelerden biri olarak sayılan afyon da doğal bir maddedir ve şiddetli bağımlılık yapmaktadır.

               Özetle doğal olsun veya olmasın, maddeler bağımlılık yapar. Bir maddenin doğal olması, bağımlılık geliştirmeyeceğini göstermez! 

Bu bir irade meselesi midir?

               Bağımlılıkta doğru bilinen yanlışlardan biri de bağımlılığın bir irade meselesi olduğu, iradesi zayıf olan kişilerin bağımlı olacağı düşüncesidir. İradesi olanların, bu sorunu yaşamayacağı düşünülür. Unutulmaması gereken herkesin bağımlı olabileceğidir. 

              Her insan tek ve biriciktir. Dolayısıyla bireysel özellikler de kişiden kişiye değişecektir. Kişilik bu bireysel özelliklere göre şekillenir. Madde kullanımını tetikleyen pek çok kişisel ya da çevresel faktör olabilir. Bu nedenlerden birisi de kişilikteki bazı özellikler olabilir. İradenin bir kişilik özelliği olduğunu düşünebiliriz. Bağımlı kişinin böyle bir sorunu olabileceği gibi, herhangi kişilikle ilgili bir sorunu olmadığı halde bağımlılık geliştirmiş olması da mümkündür. Böyle bir durumda doğrudan kişilik ve bağımlılık arasında bir ilişkiden bahsetmek doğru olmayacaktır.

               Madde bağımlılığını geri kalan bütün neden ve etkilerden soyutlayarak irade meselesi olarak görürsek soruna gereken önemi vermemiş, sorunu küçümsemiş oluruz. Böyle bir durumda doğru çözüme ulaşmamız mümkün olmayacaktır. Örneğin sigara içen birisini ele aldığımızda, hayatının geri kalan alanlarında iradeli olan ama istediğinde sigara içmeye son veremeyen birisi iradesiz midir? Bu durumda iradesiz olduğunu değil, kontrolünü kaybettiğini söylemek daha doğru olabilir.

                Bir kere bağımlı olduğunuzda kullandığınız madde kendi benliğinizden daha önemli bir hale gelir. Bu anlamda bağımlılık insanın kendi varlığını bir bütün olarak sürdürmesine engel olur. Kendi benliği yerine kullandığı maddeyle bir bütün olmuş yeni bir varlık oluşmuş olur ve bu nedenle bu maddeden ayrılmak oldukça zordur. 

Similar Posts

  • İYİ Mİ YAPIYORUZ, KÖTÜ MÜ?

    İYİ Mİ YAPIYORUZ, KÖTÜ MÜ? Hayatımızın dününe ve bu gününe bakıyorum da, kim nerede yanlış yapıyor, kim nerede doğru yapıyoruz. Dün imkânlar yoktu veya kısıtlıydı, ama güven çoktu, bugün ise imkânlar çok ama, insanlarda bir birine güven yok, köklerimizle bağımız kopuk, hormonlu bir hayat yaşıyoruz. Dün bıyığı terlememiş bir çocuk, çocuk yaşında hayatın yükünü yüklenebiliyordu,…

  • Zeytinlikleri Katledenler Vatan Hainidir

    Şu kesindir: Çevre, vatandır. Çevreci olmayan her dâvâ çürüktür. Vatanı korumayan her asker sivil fark etmez; kim varsa vatan hainidir. Zeytinlikleri katledenler vatan hainidir. Zeytinlikleri, meraları, ormanları, su ve toprak kaynaklarımızı yani vatanımızı koruması gerekenler kimin yanında? Bu, kabul edilemez! Jandarma ! Orman yoksa, mera yoksa, zeytinlikler yoksa… Su ve toprak kaynakları yoksa… Yani vatan yoksa ……

  • AİLE TOPLUMUN TEMELİDİR

    Evlilik kutsal bir müessesedir.İki gönülün birbirlerine olan sevgilerinin kaynaşıp, bir araya gelerek birleşmesidir.Öyle kutsal müessesedir ki; daha işin başında konuşulacaklar konuşulmalı; yapılacak, alınacak neler varsa masaya yatırılmalıdır.İleride yapacakları ne ise sırası ile hatırlatılmalıdır. Yapılacak yanlış işler, atılacak yanlış adımlar bu müesseseyi yaralar, güveni sarsar.Kişilerin yolun başında yaptıkları, konuşup anlaştıkları işleri, duyguları yıpratır. Güvenin yıpratılması ailede…

  • EHLİYET

    Şu yaşıma geldim arabalara karşı ne bir ilgim oldu ne de şoför koltuğuna oturmuşluğum var. İstemediğim için nasipte olmadı belki…Fakat bu aralar ailenin genişlemesi ve çocukların büyümesiyle seyahat ve ulaşımda bir arabaya ihtiyaç zuhur etti.Tabi ki öncesinde ehliyet şart. Bir kaç sürücü kursu ile ön görüşmede bulundum.Ve bir tanesinin söylediği şuydu : Demek ki neymiş…

  • Su Mademki Hayattır

    Bir zamanlar bir damla kan, bir damla petrol diyenler vardı…Petrol savaşları hâlâ bitmedi amma, çok yakında petrol savaşlarının yerini su savaşlarına bırakması ne sürpriz ne de şaşırtıcı olacak… Onun içindir ki petrol tahtında rahat değil. Tahtını fena halde sallayan tek bir şey var. Su… Su her geçen gün daha da kıymetleniyor ve değer kazanıyor. Dünya,…

  • Ataların izinde Türk Ruhu Yeniden Doğuyor

    Bir milletin sesi bazen yüzyıllarca susar. Ama o sessizlik tükenmişlik değil, fırtına öncesi bir nefestir. Ve şimdi — o nefes yeniden göğe karışıyor. Bozkırın rüzgârı, dağların yankısı, tarihin sesi yeniden yükseliyor. Bozkurtlar diriliyor. Bugün bir gençlik var: Elinde kılıç yok, ama fikirleri kılıçtan keskin. Gözlerinde öfke değil, inanç yanıyor. Onlar biliyorlar ki, kimliğini unutan bir millet, geleceğini…