Mülakat ya da Sözlü Sınav

KPSS’de yüksek puan alan değerli öğretmen adaylarının şaibeli, tartışmalı, torpil dedikodulu “Mülakat-Sözlü Sınav” ile umutlarını çalmayın. TV’de ağlayan kucağı çocuklu adayları görünce kimyam bozuldu. Adalet bu mudur diye günlerce düşündüm. KPSS’de dereceye girenlerin atamasını yapınız. Öğretmenliği yapamıyorsa görevine son veriniz. Bu kadar basit.

Emekli bir eğitimci olarak, eğitimin içler acısı halinden ülkemin geleceği adına oldukça üzgünüm, tedirginim, kaygılıyım.

Eğitimde çağdaş ülkeleri yakalama, katma değeri yüksek ürünler üretecek beyinler yetiştirme yerine, kendimize sadık eleştirmeyen, düşünmeyen, akıl yürütmeyen biat edecek yandaş bulma ve yerleştirme derdindeyiz.

Eğitimin çözülecek onca sorunu var iken, Sn. Bakan: “Mülakat gibi mülakat olacak” sözünü vermişken, bilgili, donanımlı biat etmeyen Atatürkçü öğretmenleri eleme adına, yıprandıkları “Mülakat” sözcüğünün yerine “Öğretmen atamalarında sözlü sınav” yapacaklarmış.

Buna Anadolu’da irfanı yüksek asil milletim; “tazı aynı tazı ama çulunu değiştirmişler” derler.

Sayın bakan, kul hakkına girmeyin, ah almayın, gözyaşlarının dökülmesine vesile olmayın. Sizin de evlatlarınız var.

Ayarını bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar. Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner. Ne olur kötü örnek olmayınız.

Türk’ün kültüründen hiç mi haberiniz yok?

Basından okudum.

Sözleşmeli öğretmen atamalarında uygulanacak olan “SÖZLÜ SINAV” yerleri belli olmuş( İstanbul, Konya, Bursa, Erzurum, Ankara). Binlerce Eğitim Fakültesi mezunu öğretmen adayı, binlerce masraf edip bu sınavlara bir umutla katılacak.

Ben bir eğitimci olarak soruyorum:

Bu sınavlarda neler sorulacak?

Bu sınavı kimler yapacak?

Sınav yapacak olanların bilgi ve donanımları nedir?

Sayın bakan, bu sınavlar öncelikle, EĞİTİM FAKÜLTELERİNE yapılmış bir saygısızlık değil midir?

Bu değerli fakültelerde eğitim veren değerli akademisyenlere bir HAKARET değil midir?

Siz kime, neden güvenmiyorsunuz?

Bu uygulama ile diyorsunuz ki; “mezun ettiğiniz öğretmen adaylarına nitelik olarak da nicelik olarak da güvenmiyorum. Bir de ben ölçmek istiyorum.”

Bu gençlerin bilgisini, hangi kıstasla hangi hakla ölçüyorsunuz?

Sayın bakan, birbirimizi kandırmayalım, argo kelimeyle yemeyelim.

Sizin amacınız BİLGİYİ ölçmek değil, YANDAŞI seçmektir.

Öyle değil mi?

Sevgili bakan, şuna inanın:

Kul hakkı yemek cehennem bekçiliğidir. Ne olur rica ediyorum bu günaha girmeyin.

KPSS’de yüksek puan alan değerli öğretmen adaylarının şaibeli, tartışmalı, torpil dedikodulu “Mülakat-Sözlü Sınav” ile umutlarını çalmayın. TV’de ağlayan kucağı çocuklu adayları görünce kimyam bozuldu. Adalet bu mudur diye günlerce düşündüm.

KPSS’de dereceye girenlerin atamasını yapınız. Öğretmenliği yapamıyorsa görevine son veriniz. Bu kadar basit.

Benden söylemesi.

Eğer iyilikle, eserlerle anılmak istiyorsanız; işlevini kaybettirdiğiniz “ÖĞRETMEN EVLERİNİ” ayağa kaldırınız. Aynı okulda aynı eğitim programını uygulayan, aynı teftişi gören öğretmenlerin Kadrolu, sözleşmeli, ücretli, Başöğretmen, uzman öğretmen saçmalığına bir son verin.

Öğretmen, öğretmen gibi olmalı. Veli okula geldiğinde kimin öğretmen, kimin hizmetli, kimin misafir olduğunu bilmeli. Kılık-kıyafet önemsenmeli.

Ülkesini seven, milletine hayran emekli bir eğitimci olarak, benden söylemesi.

Gerisi sizin tercihiniz. Ben de isterim ki bu bakanlıktan: bir Yusuf Tekin geldi geçti diye söylemeyi. Kişi odur ki koya bir eser, eseri olmayanın yerinde yeller eser.

Esen kalınız.

Nazım PEKER

Similar Posts

  • Zincirleri Kırmak

    Bugün Türkiye’de hürriyet yok! Büyük bildiklerimizin çoğu tepedekilere göre düşünüp konuşuyorlar. Böyle yapmasınlar da kılıklarını bir görsünler, hemen gönderilirler. Bu yüzden şahsiyet fukarasıdırlar, hiçler. Bunlarda rezillik boylarını aşmış ki, kovalanırlarken bile: “Buna da şükür. Ey büyüğüm, var olun, her şeyimi zatıalinize borçluyum” diyorlar. Yazıklar olsun size. Kötü örneksiniz. Bu yazım alıntılar ve yapacağım yorumlardan oluşuyor….

  • Disk Kayması / Kılçıkdaroğlu /Ö. Özel / PKK Silahları

    Ö. Özel Irak televizyonundaki programda herkes ana dilde eğitim yapabilmeli dedi. Erdoğan’a göre Türkiye’de 28 etnik grup var. Bu durumda 28 dilde öğrenim hakkı mı olacak? Yoksa bu hak Büyük Kürdisyan isteyen Ermeni soylu Kürtlere mi tanınacak? Bugün elini veren yarın gövdesini kurtaramaz. İzmir’de CHP belediyesi daha önce bol keseden verdiği işçi ücretlerine bugün yetişemediği…

  • ABD’nin “Sopası” Olmak!..

    Askerleriyle değil, terör örgütleri, tehdit veya parayla gelme şeklindeki yöntem değişikliği dışında, ülkemiz üzerindeki emellerinden milim sapmayan emperyalistler, Atatürk’ün onlarla mücadele için başkent yaptığı Ankara’ya topluca gelerek yiyip içtiler, TBMM’yi kapattırdılar ve biz Seymenlerin torunlarına binbir eziyet çektirterek gittiler. Erdoğan’ın başkonuğu Trump’ın Anıtkabir’e gitmemesini dert edenler var. Buradaki sömürge valisinin ağzından, “1919’dan beri ulus devletler tarafından engellenmiş durumdayız” şikâyetinde bulunan,…

  • Türk Sorunu

    Milli Eğitim Bakanı ders kitaplarından “Kurtuluş Savaşı” çıkartılmalı diyor. Bence yetmez; Türk dili, alfabesi hepsi değiştirilsin, İngiliz vatandaşı da olan Mehmet Şimşek’in dediği gibi Arap aslımıza dönelim. Bu konuda günümüzün Abdülhamid’i Erdoğan diyen T.C.’nin İçişleri Bakanlık makamında oturan kişi, Abdülhamid’in resmini de koymuştu. Hayalinin Kudüs valisi olmak olduğunu söyleyen T.C.’nin bakanı, kendine bağlı bazı birimlerde Osmanlıca dersler verileceğini duyurmuştu. Her gün her yerde Kürt sorunu, Kürt sorunu diye tepinenler, “analar ağlamasın” sloganıyla cani başına sözde barış sürecinde bir statü verilmesini…

  • TÜRKLERDE RENKLER ve YÖN TAYİNLERİ

    Türkler Tarih Boyunca Pusula Yerine Yönlerini Renklerle Belirlemişlerdir. 24 Oğuz Boyları içerisinde bu geleneği en iyi kullanan Avşar/Salur boylarından Karamanoğulları Beyliğidir. MERKEZ: Sarı ana renk. Çağrıştırdığı ifadeler şunlar. Aile, Zenginlik. Altın, Hükümranlık, Atalar. (Balkusan-Sarıoğlan gibi) DOĞU: Mavi ana renk. Çağrıştırdığı ifadeler şunlar. Tanrı, Gök, Ağaç, Yeşil, Huzur, Güneş, Sabah, Bahar, Bayrak, Irmak, Demir, Çakır, İyi…

  • CENNET KÖYÜM

    Horozun sesiyle uyanır dağlar,Burada bir başka güzeldir zaman.Güneşle canlanır bahçeler, bağlar,Burada bir başka güzeldir zaman. Toprağın kokusu siner üstüne,Domates dalında kıpkırmızı nar.İmeceyle el verilir dostun işine,Burada bir başka güzeldir zaman. Kuzular meleşir yeşil yamaçta,Çıngırak sesleri yayılır düzlüğe.Bir kedi uyuşuk uyur ağaçta,Burada bir başka güzeldir zaman. Akşamın serini çöker kapıya,Semaverde çaylar demlenir taştan.Şehirler feda olsun bu…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir