DOĞMAK YAŞAMAK ÖLMEK

Doğmak;

Yoktan var olmak mı dır?

Öyle gibi görünse de işin aslı öylemidir ki?..

Var olanın, varlığın membağı olanın, ( Yaradanın ) senden evvelce var olandan seni de var ettiği bir gerçek değilmidir?

Yaşamak;

Sadece nefes alıp vermek, yemek içmekten ibaret değildir elbet…

Hayat denen denizi sahilden izlemekte değildir zinhar.

Sen sahilde kalıp hayatı kenardan seyredeyim dersen, dalgaların sana getirdiklerine razı olacaksın o vakit…

Yaşlanmak;

Hayat kesesinde onlarca yıl biriktirmek midir ?

Yoksa dünya denen değirmende öğüttüğümüz yılların unumudur saçlarımızdaki aklar?

Bir ıslık tutturup ta çocukça, seke seke inip çıktığımız yokuşlarda, merdivenlerde, şimdi dinlene dinlene  söylene söylene tekerrür etmek midir yaşanmışlıkları?

Ölmek;

Bir avuç toprağa karışıp yok olup gitmekte değildir katiyen.

Şu fani alemden ukbaya yolculuktur ya hani.

Ötelere eli boş gitmekte olmamalı hattı zatında…

Kıymet verenin kalbinden çıkmak. Unutulmakta bi nevi ölmek değilmidir ki?..

Yani;

Doğumla ölüm arasındaki ömür denen boşluğu hoşlukla doldurabilmek , iyi güzel işler yapmak ve dünya denen bu köhne handan terki diyar edildiğinde de özlemle yad edilmek değilmidir bütün mesele?

Similar Posts