teslim olmak nedir

Sonunda teslim olmak, kontrolü bırakmak demektir. Ne olursa olsun, içinden geçenle kalmak. Birinin ellerine düşmek, ama düşerken bile özgür olmak. Ve belki de aşk, tam olarak burada başlar: Kontrolün bittiği, güvenin başladığı yerde.

Teslim olmak…

Bir yenilgi midir, yoksa bir bilgelik mi?

Kimi için diz çökmek, kimi için kanat açmaktır.

Ama her hâlükârda, bir direnç hâlinden vazgeçmektir.

Kalbin boyun eğmesidir,

mantığın susarak kenara çekilmesi.

Teslim olmak, sadece birine âşık olmak değildir.

Aynı zamanda, onun seni incitme ihtimaline de razı olmaktır.

Çünkü gerçek yakınlık,

sizi yaralayabilecek kadar yaklaşmış birine güvenmeyi gerektirir.

Modern insan, teslim olmaktan korkar.

Zayıflık gibi görür, bağımlılık gibi hisseder.

Ama aslında teslimiyet, en derin özgürlüktür bazen.

Çünkü o an, rol yapmazsın.

Maskeleri çıkarır, en savunmasız hâlinle orada kalırsın.

Ve buna rağmen sevilmeyi beklersin.

Korkarak ama dürüstçe.

Teslim olmak; “Ben buyum” diyebilmektir.

Eksiklerinle, yaralarınla, hatıralarınla.

Karşındaki kişinin seni değiştirmesine izin vermek değil,

sen olduğun hâlinle görünür olmayı göze almaktır.

Çoğu insan sever.

Ama çok azı teslim olur.

Çünkü sevmek bir eylemdir,

teslim olmak ise bir hâl.

Ve hâller, eylemlerden daha derindir.

Daha kırılgan… Daha çıplak…

Erkek, çoğu zaman güç üzerinden sever.

Koruyarak, sahip çıkarak…

Ama teslim olmaya gelince, içinde bir direnç belirir.

Kadın ise duygulara yakındır,

ama kalbin kapısını ardına dek açmakta

o da en az erkek kadar temkinlidir.

Çünkü teslimiyet, yalnızca sevmeyi değil,

birine “kendin olma hakkı” vermeyi de içerir.

Ve bu, en zorudur:

Karşındaki seni terk edebilecekken,

sen yine de kapıyı kilitlememeyi seçersin.

Sonunda teslim olmak,

kontrolü bırakmak demektir.

Ne olursa olsun, içinden geçenle kalmak.

Birinin ellerine düşmek, ama düşerken bile özgür olmak.

Ve belki de aşk,

tam olarak burada başlar:

Kontrolün bittiği, güvenin başladığı yerde.

Atsız BURUCU

Similar Posts

  • CENNET KÖYÜM

    Horozun sesiyle uyanır dağlar,Burada bir başka güzeldir zaman.Güneşle canlanır bahçeler, bağlar,Burada bir başka güzeldir zaman. Toprağın kokusu siner üstüne,Domates dalında kıpkırmızı nar.İmeceyle el verilir dostun işine,Burada bir başka güzeldir zaman. Kuzular meleşir yeşil yamaçta,Çıngırak sesleri yayılır düzlüğe.Bir kedi uyuşuk uyur ağaçta,Burada bir başka güzeldir zaman. Akşamın serini çöker kapıya,Semaverde çaylar demlenir taştan.Şehirler feda olsun bu…

  • Çocukluğun Gölgesinde: Türkiye’de Çocuk İşçiliği Gerçeği

    Çocuklar geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimizdir. Bugünün çocuğunu, yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir.” diyen yüce Atatürk’ün sözleri bizlere bu konunun ne kadar önemli olduğunu tekrar tekrar hatırlatır. Çocuklar geleceğimizdir ve çocuklar, bir toplumun en değerli hazinesidir. Gözlerindeki ışıltı, kalplerindeki saflık ve hayal dünyalarındaki sınırsızlık, geleceğe umut ışığını taşır. Onlara sevgiyle yaklaşıp güvenli bir ortam…

  • Zincirleri Kırmak

    Bugün Türkiye’de hürriyet yok! Büyük bildiklerimizin çoğu tepedekilere göre düşünüp konuşuyorlar. Böyle yapmasınlar da kılıklarını bir görsünler, hemen gönderilirler. Bu yüzden şahsiyet fukarasıdırlar, hiçler. Bunlarda rezillik boylarını aşmış ki, kovalanırlarken bile: “Buna da şükür. Ey büyüğüm, var olun, her şeyimi zatıalinize borçluyum” diyorlar. Yazıklar olsun size. Kötü örneksiniz. Bu yazım alıntılar ve yapacağım yorumlardan oluşuyor….

  • Yaparsa Kim Yapar?

    Dini bütün (!) kardeşlerimizin iş başına gelmesinden sonra, hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Ticaretin tamamı, kandırma veya yanıltma üzerine kurulu. Bu konudaki kritik kelimeleri zaman zaman satırlarımıza taşıyoruz. Bugün de “Varan”ı gündeme aldık… Sondan başlayalım. Bu kelimeyi gördüğünüz an, geri durmayıp ilgi duyduğunuz an, tezgaha düşmüşsünüz demektir. Şimdi de bir akaryakıt dağıtım şirketi aynı tuzağı, sayın halkımızın…

  • Mülakat ya da Sözlü Sınav

    KPSS’de yüksek puan alan değerli öğretmen adaylarının şaibeli, tartışmalı, torpil dedikodulu “Mülakat-Sözlü Sınav” ile umutlarını çalmayın. TV’de ağlayan kucağı çocuklu adayları görünce kimyam bozuldu. Adalet bu mudur diye günlerce düşündüm. KPSS’de dereceye girenlerin atamasını yapınız. Öğretmenliği yapamıyorsa görevine son veriniz. Bu kadar basit. Emekli bir eğitimci olarak, eğitimin içler acısı halinden ülkemin geleceği adına oldukça üzgünüm,…

  • Kimlik ve İdeoloji-1

    Meşale Dergisi’nin yayın hayatına başladığını öğrendim. Türk dünyasına katkı sunacağına olan inancımla, emeği geçen herkese teşekkür ederim. Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu olan Türk Ulusu’nun sistemli bir şekilde dışlandığı, toplumun ise kutuplara ayrıldığı sıkıntılı bir dönemi yaşıyoruz. Elbette bu sıkıntılar yalnızca son yirmi yılın sonucu değildir; ancak bugün, tüm kesimlerini etkileyen ve toplumu keskin kutuplara ayıran…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir