Türk Sorunu

Milli Eğitim Bakanı ders kitaplarından “Kurtuluş Savaşı” çıkartılmalı diyor. Bence yetmez; Türk dili, alfabesi hepsi değiştirilsin, İngiliz vatandaşı da olan Mehmet Şimşek’in dediği gibi Arap aslımıza dönelim. Bu konuda günümüzün Abdülhamid’i Erdoğan diyen T.C.’nin İçişleri Bakanlık makamında oturan kişi, Abdülhamid’in resmini de koymuştu. Hayalinin Kudüs valisi olmak olduğunu söyleyen T.C.’nin bakanı, kendine bağlı bazı birimlerde Osmanlıca dersler verileceğini duyurmuştu.

Her gün her yerde Kürt sorunu, Kürt sorunu diye tepinenler, “analar ağlamasın” sloganıyla cani başına sözde barış sürecinde bir statü verilmesini istiyorlar. Yaptıkları toplantıda Türk bayrağını indiriyorlar, Apo’ya özgürlük mitinglerinde sözde bayraklarını ve cani başının posterlerini açıyorlar. Sunucularından biri, iki yaşında olmak üzere 12 kişiyi Çetinkaya mağazasına molotofkokteyli atarak öldüren hain. Aftan yararlanan bu zat, “yaptıklarımızdan pişmanlık duyacağımızı sananlar yanılıyorlar, hiç de pişmanlık duymuyoruz” diyor. Bu gibi “babamız Ermeni” diyenlerin sözde çok masum istekleri var. Kürdistan dedikleri Türkiye topraklarında Kürtçe eğitim dilleri olması, yerel yönetimlere daha geniş yetkiler verilip önce eyalet, sonra ayrı devlet kurmaları… Fransa’da bir Ermeni vekil “ben Fransız vatandaşıyım” derken, bunun Kürt veya başka etnik kökenlilerin “Türk vatandaşıyız” demelerini ırkçılıkla suçluyor…

Evet, “Türkiye’de Türk yoktur, Türklük bir sentezdir” diyen akıllara göre Ermenilik, Rumluk, Yahudilik, Kürtçülük bir sentez değil. Onlara göre Türkler ilk kez Anadolu’ya 1072 yılında Sultan Alparslan ile geldiler ve buraları işgal ettiler. Bu yalanın gerçek olmadığı kazılar sırasında ortaya çıkarken, durdurulan Göktepe ve Hakkâri kazılarında yıllarca görmezden gelinip kabul edilen Türk yazıt ve eserleri… Tarihte yazıyı ilk bulan Sümerler de Türklerdi. Bu kısa bilgilerden sonra, her zaman “biz Türk değil Osmanlı torunlarıyız” diyenlere Osmanlı Devleti’ni Oğuz Türklerinden Kayı boyunun kurduğunu not düşelim. Kurucusu Türk olan Osmanlı hanedan devletinin ilk zamanları hariç Türk olmak; yıllarca adını bilmedikleri ülkelerde savaşmak, esir düşmek, hasta, gazi ve şehit olmak demekti. Yavuz Selim’in halife olma arzusuyla Mısır’dan getirtilen sözde din alimleriyle Türk düşmanlığı giderek artmıştı. Onlara göre Türk demek “Etrâk-ı bi-idrâk” demekti. Yani; cahil, görgüsüz, kaba, eğitimsiz… Belli bir elit kesim kendilerine hanedanın ismi olan Osmanlı denmesini benimsemişlerdir. Selçuklu gibi Osmanlı Devleti’nin batışı, Arap kültürü ve idare anlayışının ülke yönetimine sızmasıyla başlar. Örneğin Selçuklu Devleti’nin kuruluşunda padişahların ismi Alparslan, Kılıçarslan olurken; yıkılış sürecinde Alaeddin Keykubad, Alaeddin Keyhüsrev, Gıyaseddin Mesud… Tıpkı Osmanlı’yı kuran Osman Gazi’nin babasının adının Ertuğrul olduğu gibi. Yıkılma devrindeki isimlerden bazıları; Abdülaziz, Abdülhamid, Vahdettin gibi… Bunlar tesadüf olabilir mi? Abdülhamid’in Meclis-i Mebusan’ında Türk vekiller azınlıktayken devletin önemli görevlerinde Ermeniler, Rumlar, Yahudiler yer almaktaydı. Bugün durum sizce farklı mı? Gerçek kimliklerini Türk ve Müslüman isimleriyle değiştiren az mı siyasetçi var? Kürtler “Kürt sorunu” diye her gün hoplayıp zıplarken, bugün İstanbul dünyada Kürtlerin en çok olduğu kent; yine TBMM’de Kürt kökenli vekiller çoğunlukta. Kürtlerden bürokratlar, zengin iş adamları, sanatçılar varken hâlâ bölünmenin ilk adımlarından “ana dilde Kürtçe eğitim olsun” diyenler var. Son yıllara kadar bu köpürtülüp gündemden düşürülmeyen Kürt sorunu yoktu. Türkü, Kürdü, Lazı, Ermenisi, Rumu bir arada yaşıyordu. Biz yıllarca Kürtler, Türkler birbirinden kız alıp damat vermişiz… Fakat birileri BOP projesinin gerçekleşmesi için bu topraklarda yüzlerce yıl birlikte yaşayanlar arasına kin ve nefret tohumları atıyorlar. Bunun adı da demokrasi, özgürlük ve barış süreci oluyor, yerseniz…

“Sakın Türk’ü insan sayma

Bir an bile olsa birlikte olma

Türk elinden şeker olsa şeker zehir olur

Türk’ün başını kesersen sakın gam yeme baban bile olsa”

diye şiirler yazanlar, “1 Türk’ü öldürsen 70 gavur öldürmüş sevabı alırsın” diyen Şeyh Said gibi hainlerin Tunceli’de anıtı dikilirken, Türkiye’de Türk olmak ne zor şeymiş be kardeşim.

Similar Posts

  • Mülakat ya da Sözlü Sınav

    KPSS’de yüksek puan alan değerli öğretmen adaylarının şaibeli, tartışmalı, torpil dedikodulu “Mülakat-Sözlü Sınav” ile umutlarını çalmayın. TV’de ağlayan kucağı çocuklu adayları görünce kimyam bozuldu. Adalet bu mudur diye günlerce düşündüm. KPSS’de dereceye girenlerin atamasını yapınız. Öğretmenliği yapamıyorsa görevine son veriniz. Bu kadar basit. Emekli bir eğitimci olarak, eğitimin içler acısı halinden ülkemin geleceği adına oldukça üzgünüm,…

  • ÇOCUKLAR ÇİÇEKTİR

    Çocuklar çiçek gibidirler. Çiçeği yanlış besler, aynı şekilde büyütmeye çalışırsak; çabuk bozulur, kurur ve kaybolurlar. Çocukların zihinlerini de yanlış kaynaklarla beslemeyelim. Tarihimizdeki iyi veya kötü olayları yorumları ile anlatmalı; onların geçmişleri ile gurur duymalarını sağlamalıyız. NE GÜNLERE KALDIK? Ne günlere kaldık böyle Allah’ım,Bizler bir birimiz anlamaz olduk.Bunun için ne yapalım söyle Allah’ım,Küçükler büyüğün dinlemez olduk….

  • SAĞLIKLI KONUŞABİLİYOR MUYUZ?

    İnsan hayatının yarıdan fazlası konuşma ile geçtiği bilinmektedir, gıdanın ve yiyeceğim abur cuburu olduğu gibi, sözün ve konuşmanın da abur cuburu vardır, Gıdanın kalitesizliği bedeni hasta ettiği gibi, sözlerin ve konuşmanın davranışların kalitesizliği ve abur cuburu ruhlarımızı ve gönlümüzü hasta eder, Allah insanlara verdiği büyük nimetlerden biride konuşma nimetidir, konuşma nimeti insanı diğer canlılardan ayıran…

  • BARKOD

    “koku” Bugün cuma namazı çıkışı öğle yemeği için yolumun üzerindeki markete uğradım. Yaz sıcaklarında hafif olsun diye 😉😊 manav bölümünden salkım domates aldım. Yanına da birkaç birşey.Domatesleri yıkamak için salkımından kopartırken mis gibi bir koku yayıldı ortaya. Bilenler bilir domates yapraklarının dallarının kendine has bir rayihası vardır. Dokunduğunuz an elinize bulaşır ya. İşte o koku.Bir…

  • Kimlik ve İdeoloji-1

    Meşale Dergisi’nin yayın hayatına başladığını öğrendim. Türk dünyasına katkı sunacağına olan inancımla, emeği geçen herkese teşekkür ederim. Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu olan Türk Ulusu’nun sistemli bir şekilde dışlandığı, toplumun ise kutuplara ayrıldığı sıkıntılı bir dönemi yaşıyoruz. Elbette bu sıkıntılar yalnızca son yirmi yılın sonucu değildir; ancak bugün, tüm kesimlerini etkileyen ve toplumu keskin kutuplara ayıran…

  • Kimlik ve ideoloji_ 4

    Kimlik ve ideoloji_ devamla Burada yazımıza Osmanlı Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki bağı sorgulamak istedik. Osmanlı Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti Arasındaki Bağ Osmanlı Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ilişkinin niteliği, Karşı Devrim sürecinde en çok tartışılan konuların merkezinde yer almıştır. Bir kesim Osmanlı Devleti’ni tümden yok sayarak, yapılan her şeyin Cumhuriyet ile gerçekleştiğini ileri sürmekte;…