HERKES HADDİNİ BİLMELİ

İnsanlar mutlaka bir şeyler biliyordur. Her şeyi ben bilirim, benim bildiğim doğrudur dememeli. Karşısındaki insana da değer vermeli; onu da dinlemelidir.


Bana göre bildiklerim doğru olabilir, benim doğrularım karşıda nasıl yer almış, onu bilmek önemlidir. O’nun bildikleri daha da doğru olabilir.


Atalarımız:”söz boğum boğumdur” demişler. Sözü en son boğuma kadar süz, kimseye dokunmuyorsa söyle.Ağzından çıkan sözler senden davacı olmasın.
Bir toplulukta bir insan kendisinden sık sık bahsediyorsa onu dinleme. O’nu başkaları takdir eylesin.
İnsan insana insandır diye değer verir. Değer verilen insana verdiğin değer fazla geliyorsa suç değer verenindir.


Bir konu üzerine her insanın değeri:”ederi kadardır, fazla değer verenden gider ” demiştim.
Onun için kendini bilmek; haddini bilmektir.Benim haddim sınırsız olmamalı, hatta benimle kalmalı, başkaları benden rahatsız olmamalı, hatta benimle kalmalıdır.
Yolunuz; yolumuz haddini, hududunu bilen insanlara çıksın.Kendini beğenmiş insanlara değil…
Ne mutlu haddini bilenlere…

Erdal ÜNAL

Similar Posts

  • HİCVETTİM

    Nazi rejiminin verdiği kesim kararlarını Reich Ormancılık Dairesi engelleyebilmişti. Nazi Almanyasında bile çevre tartışılıyordu. Otoyollar, tren yolları doğal örtüyü tahrip edemezdi. “Doğal manzara koruma soruları ve doğaya uyumlu teknoloji üstüne hararetli kamusal tartışmalar, totaliter Nazi devletinde bile mümkündü.” Joachim Radkau, Doğa ve İktidar eserinin son bölümünde Nazi Almanyasının bile bugünkü bazı totaliter rejimlere kıyasla çevre…

  • DUVARDAKİ KÜREK

    DUVARDAKİ KÜREK Tatillerde Dedemin köyüne giderdik, köyde elektrik yoktu, dedemin evi taş duvardan yapılmış küçücük tahta pencereleri vardı, eve girdiğimizde gözlerimiz karanlığa alışana kadar çevremizdeki eşyalar tam seçemezdik, yaklaşık beş on dakika sonra duvardaki ve yerdeki eşyalar seçilir olurdu. Benim en çok dikkatimi çeken duvarda aslı duran kürekti, sanki onun yeri baş köşeydi, dedemden başka…

  • Bu Hikâye Uzun Bu Hikâye Derin

    Bizim coğrafyamız, Türk Milletinin coğrafyası yani bin yıldan daha fazlası daha da ötesi Anadolu. Bu coğrafyada destanlar, hikâyeler ne kısadır ne kestirmeden gidilen kestirip atılan cinstendir. Bu coğrafya istila görmüş, işgal görmüş… Bu coğrafya hile görmüş, yalan görmüş, talan görmüş… Bu coğrafya hain görmüş, hıyanet görmüş, işbirlikçi görmüş… Bu coğrafya, dost diye bilinenlerin dostunu sırtından…

  • Hoşça kal Arkadaşım

    Hava günlerdir kararsız, şımarık bir çocuk gibiydi. Yakıcı bir sonbahar güneşi altında montunu beline sarmış, şemsiyesini eline almıştı. Tarabya sahilinde müdavimi olduğu kahveye günlük yürüyüşünü yaptıktan sonra geldi. Birden tepesinde cilveleşerek geçen bir çift martı, çığlık çığlığa geçerek denizi yardı. Uzaklardan gelen yorgun bir vapur düdüğü öksürürcesine kısık kısık öttü. Garson, her zaman tek kişinin…

  • İHANET SÜRECİ NASIL DURDURULUR?

    Üniter ve milli bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti tasfiyeye sürüklenirken, 324 milletvekiliyle Meclis çoğunluğuna sahip olan Cumhur İttifakına (AKP 272, MHP 47, Hüdapar 4, DSP 1) 56 üye ile DEM parti de katılınca tasfiye ekibinin Meclisteki çoğunluğu 600/380 olmuştur. Bu çoğunluk; Mecliste kabul edilecek bir anayasa değişikliğinin halkın onayına sunulması ve halkın kabul etmesi durumunda…

  • AĞUSTOS AYININ TÜRK TARİHİNDEKİ ÖNEMİ;

    Türkler de Ağustos ayının ayrı bir önemi vardır.Ağustos ayı zafer ayıdır.Bunları tarihi akışlara göre sıralayalım:30 Ağustos 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi ile Anadolu’nun kapıları Türklere açıldı.Sultan Alparslan komutasındaki Büyük Selçuklu Ordusu büyük zafer kazandı.Bu zaferle birlikte Anadolu Türklere yurt olmaya başladı.11 Ağustos 1473 Otlukbeli Savaşı Fatih Sultan Mehmet ile Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan arasında oldu.Uzun Hasan’ın…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir