BOŞ İŞLER

İnsanları anlamakta güçlük çekiyorum bazı an.
Nedense şiir yazan resim yapan müzikle uğraşan insanlara hep boş işlerle uğraşıyormuş nazarıyla bakıyorlar ya. Delleniyorum zaman zaman.
Diyelim ki bu saydıkların boş işler peki dolusu nedir diyorum tık yok. Yani insanlar boş zamanlarını bu tür faaliyetlerle değerlendiriyor diye boş adam mı oluyor. N’apsın yani kahvehane köşelerinde kâğıt oyunlarımı okey vs mi oynasın. Kimi futbol ve benzeri spor dallarıyla ilgilenir. Kimisi bu tür sanatsal faaliyetlerle.
Kaldı ki televizyonun karşısına geçip yayıla yayıla izlediğin dizilerin sinemaların senaryoları kalem erbabı olanların müzikleri de müzik virtüözlerinin elinden çıkıyor. Yada radyoda çalan bir şarkı hoşuna gittiğinde sesini açıyorsun değil mi? O şarkıyı da eli kalem tutan duygusal bir insan yazdı müziğini de yine duygusal bir insan yaptı…
Demek ki neymiş sizin mantığınızla hareket edecek olursak bunlar boş işse ortada ne filmler ne şarkılar ne kitaplar nede o şaheser niteliğindeki tablolar olurdu.
Yani bırakın bu laf kalabalığını da, orantısız eleştiriyi de ya sanata ve sanatçıya hak ettiği değeri verin yada gölge etmeyin başka ihsan lazım değil…

Similar Posts

  • “Ağla Gözlerim Sızla Gözlerim”

    Ne diyordu bir başka güzel şarkı, “Hep ağlattı beni kaderim” Kaderden, felekten dem vura vura geçen ömürler anlatılır kendimizi bildik bileli… Kahredenler, hayata küsenler, feryadını, çığlıklarını kalbine gömenler öyle içli öyle kederli öyle hüzünlü satırlar yazdılar ki bugüne kadar… Gözyaşları sel oldu… Bu dünyaya ağlamaya mı geldik diyenler de görüşlerini dile getirdiler her fırsatta… Allah…

  • Washington’da aranan ‘Meşruiyet’… bulundu mu?!

    ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun ifadesiyle, “adeta yalvararak” alınan randevu sonucu perşembe günü gerçekleşen Erdoğan-Trump görüşmesinin, aylarca hatta yıllarca konuşulması gerekiyor. Evet, önceki ABD ziyaretlerinden de hep bir tomar “ev ödevi” ile dönüldü, ama bu seferki gerçekten çok farklı. Trump’ın, “Onun (Türkiye değil Erdoğan’ı kast etmesi) bazı şeylere ihtiyacı var, bizim de bazı şeylere ihtiyacımız var. Ve bir…

  • KIRKLARIN TÜRK KÜLTÜRÜNDEKİ YERİ

    Anlatıldığına göre kimliği bilinmeyen kırk ulu kişinin varlığından bahsedilir Dünya onların yüzü hürmetine ayakta duruyor denilmektedir. Kırk sayısı atasözlerinde, efsanelerde, masallarda, halk hikâyelerinde ve şiirlerde olduğu kadar ritüel ve törenlerde kullanılmaktadır. Mitoloji aynı zamanda efsane bilimi olarak da bilinmektedir, bir efsaneden anlatıldığına gör Ejderhalar kırk gün veya kırk yıl uyurlarmış. Bu Ejderhadan kırk kıl koparılır…

  • Teknoloji Tanıklığım – Sesin İzinde

    Görünmez Dalgaların Büyüsü: Radyo Yıl 1958; üç yaşımdayım. Benim için radyo, sadece bir cihaz değil; babamın merakının, el emeğinin ve sabrının bir ürünüydü. O yıllarda her evde hazır radyo yoktu, olanların da pek çoğu pahalıydı. Babam ise mesleki merakı gereği hazırı almak yerine, kendi elleriyle yapmayı tercih etmişti. Bu radyo, o dönemin ruhuna uygun lambalı…

  • İnsan Olmanın Kodları

    Öğrendim ki bir insanı sevmekle başlıyor hayat, doğmakla değil. Öncelikle kadrimi bilmeliydim. Aynada kendime bakmalı, âlemin özü ve bütün bir varlık evreninin gözbebeği olduğumun idrakinde olmalıydım. Herkesten ve her şeyden sorumlu olarak atanmış “Yeryüzü Halifesi” olma bilincini kaybetmemeyi… “Yasin”; “Ey insan” demektir. Rabbimiz Nebisine “Ey insan” dedi. O’nu örnek alıyorsak biz de “insan” olmalıydık. Birinin…

  • Deveyi Hamuduyla Yutmak

    Sayın Erdoğan muhalefeti daha doğrusu CHP’yi silkeleyin derken bu silkeleme yaprakları dallardan sonra gövdeyi sökmeye doğru gidiyor. Yakında “bay bay” dedigi Kemal’e “gel gel” deyip apartta beklerken çok sevdiği yenilmelere doymadığı CHP’ye kayyum atayabilir. Bu kanıya nereden vardın diyenlere Mansur Yavaş’ın Ankara Büyükşehir Belediyesine yapılan soruşturmayı gösterebiliriz. Sebep 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda konser veren Ebru…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir