TESLİMİYET

“gerçek hayat hikayesinden aktarılmıştır”

Yaşlı adam yattığı yerden doğruldu dışardan gelen sese kulak kabarttıktan sonra gelinine seslendi.
— Dışardan gelen ses ezan sesimi kızım?
— Yok baba sela veriliyor
— Bugün cuma mı ki?
— Yok. Cenaze var herhalde. ( Gelin haberi kayınbabasına alıştıra alıştıra söylemeye hazırlanıyordu)
— Kimmiş? Bi dinle bakayım dedi kısık ses kesik nefesle
Gelini pencereyi araladı. Sela bitmiş ölüm ilanı yapılıyordu.
— Ölen Ümmihan halammış baba. Öğle namazından sonra defnedilecekmiş.
— Yaa! Demek halan vefat etmiş.
— Evet baba, sabah vefat etmiş.
— Allah kurtarmış kızım. Ne zamandır hasta yatıyordu garibim. O emaneti sahibine teslim etti kurtuldu. Sıra bizde.
— Öyle baba.
— Bugün o gitti. Yarın da ben gidecem kızım. Sırası gelen gider elbet…

İmam musalla taşında duran cenazenin başına geldi.
— Aziz cemaat. Niyet edelim cenaze namazına, uyalım imama. Er kişi niyetine. Allahuekber…

Dün kız kardeşinin ölüm haberini hasta yatağında sükunetle, teslimiyetle karşılayan Hasan amca bugün son yolculuğuna uğurlanıyordu.
Onun da dediği gibi “Bugün o gitti. Yarın da ben gidecem. Sırası gelen gider elbet.”

Similar Posts

  • Tipi

    Atmışlı yılların ikinci yarısı Konya eski postane önü köşesi… Yılbaşı kartlarının satıldığı tezgâhın gerisinde yerinde duramayan ortaokul çağlarında bir çocuk, atkısının yetmediği yüzüne kör bir jilet gibi çarpan Konya’nın kuru ayazına karşı çaresiz ve savunmasızdı. Ne olurdu yılbaşılar dini bayramlar gibi bahar ya da yaz günlerinde de olsaydı. Annesinin ördüğü yün çorapları bile buz kesmiş…

  • DUVARDAKİ KÜREK

    DUVARDAKİ KÜREK Tatillerde Dedemin köyüne giderdik, köyde elektrik yoktu, dedemin evi taş duvardan yapılmış küçücük tahta pencereleri vardı, eve girdiğimizde gözlerimiz karanlığa alışana kadar çevremizdeki eşyalar tam seçemezdik, yaklaşık beş on dakika sonra duvardaki ve yerdeki eşyalar seçilir olurdu. Benim en çok dikkatimi çeken duvarda aslı duran kürekti, sanki onun yeri baş köşeydi, dedemden başka…

  • MADDE BAĞIMLILIĞI SIKÇA SORULAN SORULAR-1

    BİR UYUŞTURUCU MADDEYE NE KADAR KISA SÜREDE BAĞIMLI OLUNUR?Bağımlılık Dünya Sağlık Örgütü tarafından biyolojik, psikolojik ve sosyal bir rahatsızlık olarak tanımlanmaktadır. İlk kullanımla birlikte bir döngü içerisinde yavaş yavaş gelişen; bireyin beden, ruh ve sosyal düzenini olumsuz yönde etkileyen bir beyin hatalığıdır. UYUŞTURUCU MADDEYİ BİR KERE DENEMEK İSTIYOUM. ZARARI OLUR MU?Bireyleri öncelikle kullanıma sonrasında ise…

  • Hami’nin Hikayesi

    Uzun uzun zaman önce memleketin birinin bir şehrinde haset fesat bir adam yaşarmış. Onu bunu eleştirir, laf taşır, kulp takar sonra olan biteni keyifle izlermiş. Önceleri oldukça derinden gidiyormuş, bakmış ki, foyası ortaya çıkacak daha derinlere inmiş. Ahali hasede bak demişler, tertemiz oldu. İyilik meleği kesildi. Az bir zaman daha geçmiş. Adamın geçmişte yaptıkları adeta…

  • Ya Uçağın Kapısı Havadayken Açılırsa

    Sanırım uçakla yolculuk yapan hemen herkesin aklından en az bir kez şu soru geçmiştir:“Ya şu kapı şimdi açılıverirse?” 10 bin metre yüksektesiniz. Uçak saatte yaklaşık 900 kilometre hızla ilerliyor. Dışarıda sıcaklık eksi 50 derecelere kadar düşmüş. Her şey sakin görünürken, yanınızdaki koltuktan bir yolcu aniden ayağa kalkıyor ve kapıya doğru yöneliyor. Ne düşünürsünüz?“Bırak yaaa böyle…

  • Kamçatka depremi ve Türk Dünyasının Uzak Halklarına Bir Bakış

    8.8 büyüklüğündeki son depremin Pasifik kıyısında tsunamiye yol açtığı Kamçatka’da, Rus yetkililer can kaybı olmadığını ve erken uyarı sistemlerinin etkili çalıştığını bildirdi. Deprem sırasında patlayan Klyuchevskoy Yanardağı ile deprem arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığı açıklandı. Türkiye’den daha büyük bir yüzölçümüne (464.275 km²) sahip olan Kamçatka’da, İtelmenler, Koryaklar ve Evenkler gibi yerli halklar yaşıyor. Bu halkların,…