BAĞIMLILIK NEDİR?

      “Bağımlılık; kişinin kullandığı bir madde, alkol, nesne veya yaptığı bir davranış (eylem) üzerinde kontrolünü kaybetmesidir. Kontrolsüzce kullanılan her madde ya da gerçekleştirilen her davranış bağımlılık oluşturma riski taşır. Kişiler hayatta birçok şeye karşı bağımlı olabilir. Örnek: madde, alkol, sigara, kumar, teknoloji, herhangi bir eşya veya davranış (Ögel, 2018; Yeşilay Yayınları, 2018).”

      Türkiye Bağımlılıkla Mücadele (TBM) Eğitim Programı’na göre ise bağımlılık, kişinin kullandığı bir nesne veya yaptığı bir eylem üzerinde kontrolünü kaybetmesidir. Kullanım/davranış sıklığı azaldığında veya kesildiğinde huzursuzluk, uykusuzluk, öfke gibi yoksunluk belirtileri görülür.

    Dünya Sağlık Örgütünün Uluslararası Hastalıkların Sınıflandırılması El Kitabı’nın on birinci revizyonunda madde kullanımına ve bağımlılık davranışlarına bağlı bozukluklar, ağırlıklı olarak psikoaktif maddelerin kullanımı veya belirli tekrarlayan ödüllendirici ve pekiştirici davranışların bir sonucu olarak gelişen zihinsel ve davranışsal bozukluklar olarak tanımlanır. Bağımlılık yapan davranışlara bağlı bozukluklar ise bağımlılık yapıcı maddelerin kullanımı dışında kalan yineleyici ve ödüllendirici davranışların bir sonucu olarak gelişir. Bu bozukluklar, çevrim içi ve çevrim dışı davranışlar olarak ortaya çıkabilir.

Bağımlılık Kriterleri Şunlardır:
Tasarladığından daha uzun süreli kullanım
Geçmişte başarısız bırakma girişimleri
Zamanının çoğunu madde bulmak ve kullanmak için ayırma
Olumsuz etkilerine ve zarar görmesine rağmen kullanmaya devam etme
Madde kullanım isteği
Tolerans (kullanılan madde miktarının yeterli gelmemesi sebebiyle giderek artırılması)
Yoksunluk (Amerikan Psikiyatri Birliği, çev. 2013).
Amerikan Psikiyatri Derneğine göre insanların kimyasal veya davranışsal bağımlılıklar geliştirmesinde iyi hissetme, daha iyi performans sergileme arzusu etkili olur. Kimyasal bağımlılıklar çoğunlukla kişinin isteyerek maddeyi kullanmaya karar vermesiyle başlar. Birey bağımlı olma arzusuyla madde kullanmaya başlamaz; ancak maddeyi tekrarlayan biçimde kullandıkça madde kullanımı üzerindeki kontrolünü kaybeder. Günlük yaşam işlevlerini bozduğunu fark etmesine rağmen kişi kendini madde kullanmaktan alıkoyamaz. Böylece madde kullanımı, gönüllü kullanımdan zorunlu kullanıma doğru evrilir.
Amerikan Psikiyatri Derneği tarafından belirtildiği üzere bağımlılık durumunda beynin yapı ve işlevlerinde bazı değişiklikler ortaya çıkar. Bu değişikliklere bağlı olarak, kişinin duygu durumunda, düşünce ve davranışlarında bozulmalar görülür. Beyin görüntüleme çalışmaları; beynin özellikle yargılama, karar verme, öğrenme, hafıza ve davranışsal kontrol ile ilgili alanlarında bağımlılığa bağlı olarak sorunlar olduğunu gösterir.

Bağımlılık Nasıl Oluşur?
Bağımlılığa neden olan faktörler incelendiğinde bağımlılığın nedeni olarak tek bir etkenden söz etmek güçtür. Bağımlılık için birçok etken söz konusu olabilir. Psikolojik ve biyolojik etkenler bağımlılık sürecini etkilemektedir. Kişi ilk olarak merak ve korku duygusu ile kullanımı denemek isteyebilir. Merakla birlikte bir kereden bir şey olmaz düşüncesi ile kullanım gerçekleşir. Bağımlılık beyinde dopamin adlı nörotransmiteri etkilemektedir. Dopamin; düşünce, his, motivasyon, hareket, dikkat ve karar verme gibi birçok temel fonksiyonel süreçte yer alır. Kullanılan maddeye bağlı olarak kullanım sıklığı, kullanım süresi, kullanılan madde türüne göre değişiklik gösterse de dopamin hormonunun kullanım sürecine bağlı olarak zarar görmesi sonucu beyin doğru şekilde çalışamamaya başlar ve bağımlılık ortaya çıkar. Bundan dolayı bağımlılığı bir beyin hastalığı olarak ele alabiliriz.
Bağımlılığın ruhsal ve davranışsal yönleri olduğu da gözden kaçırılmamalıdır. Örneğin bu yönler alkol etkisinde veya alkolün etkisi geçtiğinde ortaya çıkabilmektedir. Hastanın bağımlılık kriterine göre planlanan psikolojik müdahale ile baş etme becerileri, öfke kontrolü, aile görüşmesi, motivasyona yönelik çalışmalar ve kişinin sürecine uygun terapi yöntemleri uygulanmaktadır.
BAĞIMLILIK DÖNGÜSÜ

Türkyılmaz CANBAZ
Şair Yazar
Kaynak:(Yeşilay Org. dan alıntıdır)

Similar Posts

  • ÇOCUKLAR ÇİÇEKTİR

    Çocuklar çiçek gibidirler. Çiçeği yanlış besler, aynı şekilde büyütmeye çalışırsak; çabuk bozulur, kurur ve kaybolurlar. Çocukların zihinlerini de yanlış kaynaklarla beslemeyelim. Tarihimizdeki iyi veya kötü olayları yorumları ile anlatmalı; onların geçmişleri ile gurur duymalarını sağlamalıyız. NE GÜNLERE KALDIK? Ne günlere kaldık böyle Allah’ım,Bizler bir birimiz anlamaz olduk.Bunun için ne yapalım söyle Allah’ım,Küçükler büyüğün dinlemez olduk….

  • Mülakat ya da Sözlü Sınav

    KPSS’de yüksek puan alan değerli öğretmen adaylarının şaibeli, tartışmalı, torpil dedikodulu “Mülakat-Sözlü Sınav” ile umutlarını çalmayın. TV’de ağlayan kucağı çocuklu adayları görünce kimyam bozuldu. Adalet bu mudur diye günlerce düşündüm. KPSS’de dereceye girenlerin atamasını yapınız. Öğretmenliği yapamıyorsa görevine son veriniz. Bu kadar basit. Emekli bir eğitimci olarak, eğitimin içler acısı halinden ülkemin geleceği adına oldukça üzgünüm,…

  • SAĞLIKLI KONUŞABİLİYOR MUYUZ?

    İnsan hayatının yarıdan fazlası konuşma ile geçtiği bilinmektedir, gıdanın ve yiyeceğim abur cuburu olduğu gibi, sözün ve konuşmanın da abur cuburu vardır, Gıdanın kalitesizliği bedeni hasta ettiği gibi, sözlerin ve konuşmanın davranışların kalitesizliği ve abur cuburu ruhlarımızı ve gönlümüzü hasta eder, Allah insanlara verdiği büyük nimetlerden biride konuşma nimetidir, konuşma nimeti insanı diğer canlılardan ayıran…

  • Bir bakmışsın

    Bir zamanlar her şey çok kolaydı. Kolay olan ne varsa taktık kafayı, yıktık, yaktık kolayları, kolaylıkları… Sevgi kolaydı…Sevmek kolaydı…Gülümsemek kolaydı…Hayırlı sabahlar demek kolaydı…Selam vermek kolaydı…Günaydın demek kolaydı…Konuşmak kolaydı…Tanışmak kolaydı…Barışmak kolaydı… Biz kolay olan ne varsa, her birini zorlaştırdık, aralara kale duvarı misali duvarlar ördük, Berlin duvarı gibi… Berlin duvarı, utanç duvarıydı yıktı insanlar utançlarından kurtuldular. Kara gün…

  • Disk Kayması / Kılçıkdaroğlu /Ö. Özel / PKK Silahları

    Ö. Özel Irak televizyonundaki programda herkes ana dilde eğitim yapabilmeli dedi. Erdoğan’a göre Türkiye’de 28 etnik grup var. Bu durumda 28 dilde öğrenim hakkı mı olacak? Yoksa bu hak Büyük Kürdisyan isteyen Ermeni soylu Kürtlere mi tanınacak? Bugün elini veren yarın gövdesini kurtaramaz. İzmir’de CHP belediyesi daha önce bol keseden verdiği işçi ücretlerine bugün yetişemediği…

  • ABD’nin “Sopası” Olmak!..

    Askerleriyle değil, terör örgütleri, tehdit veya parayla gelme şeklindeki yöntem değişikliği dışında, ülkemiz üzerindeki emellerinden milim sapmayan emperyalistler, Atatürk’ün onlarla mücadele için başkent yaptığı Ankara’ya topluca gelerek yiyip içtiler, TBMM’yi kapattırdılar ve biz Seymenlerin torunlarına binbir eziyet çektirterek gittiler. Erdoğan’ın başkonuğu Trump’ın Anıtkabir’e gitmemesini dert edenler var. Buradaki sömürge valisinin ağzından, “1919’dan beri ulus devletler tarafından engellenmiş durumdayız” şikâyetinde bulunan,…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir