Dünya Bile Dar Gelecektir İsrail’e!..

Bombaladığı, yaktığı, yıktığı, acımasızca yok ettiği Filistinli çocukların mezarları üzerinde, kendi çocuklarına güvenli bir hayat kurabilmeleri mümkün mü? Korkularla yetişecek olan nesline hangi güvenceyi verecek? Kısacası bundan böyle kendi toprakları değil, dünya bile dar gelecektir İsrail’e.

İsrail’in Gazze’de ve işgal altındaki topraklarda uyguladığı politikalar, sadece sınırları değil, insanlığın ortak değerlerini de tahrip ediyor. Her yıkılan ev, her ölen çocuk, aslında dünya vicdanında derin yara oluşturuyor. İsrail belki haritada genişliyor ama dünyada barınabileceği ahlaki ve insani zemini gittikçe daralıyor.

Bu sorunu yalnızca bir “bölgesel çatışma” olarak görmek büyük bir yanılgı. Çünkü her saldırı, sadece Filistinlileri değil, tüm insanlığı yaralıyor.

Toprak kazanırken insanlığını kaybediyor…

Bugün coğrafi olarak genişleyen sınırlar, insanlık adına daralan bir vicdan haritasıyla karşı karşıya. İsrail’in yayılmacı politikaları yalnızca Filistinlilerin değil, insanlığın ortak değerlerinin de işgalidir: adaletin, vicdanın, birlikte yaşama umudunun.

Dünyanın gözleri önünde yaşanan bu trajediye sessizlik hâkim oldukça, zulüm daha da cesaretleniyor.

Büyüyen haritada, küçülen insanlık…

“İsrail topraklarını büyütüyor ama dünyadaki yaşam alanını yok ediyor.”

İsrail bugün silahla, zorla, baskıyla “kazanıyor” gibi görünebilir.

Ama unuttuğu çok şey var:

Güven kaybetti.

İtibar kaybetti.

Barışın imkânını tüketti.

Sonuç olarak;

İsrail’in Gazze’de yürüttüğü savaş politikası, artık askeri değil, ahlaki bir savaşa dönüştü. Her bomba, yalnızca bir binayı değil, insanlık vicdanını da hedef alıyor.

Bu savaşın en büyük sonucu, dünyanın dört bir yanında İsrail’e karşı biriken derin bir nefret oluyor.

İsrail’e nefret büyüdükçe, yalnızlıkları da büyüyecektir.

Güven kaybedildi mi; onu geri almak neredeyse imkânsızdır.

Bir toplum geleceğini bu nefretle inşa edebilir mi?

Tarih hayır diyor. Faşizm yıkıldı. Sömürge imparatorlukları tarihe karıştı. Çünkü nefret duygusu, hiçbir toplumu ayakta tutacak kadar güçlü değildir.

İsrail bugün belki korkulan bir devlettir. Ama saygı duyulan bir toplum değildir. Oysa gerçek güvenlik, silahla değil; hak, adalet ve barışla sağlanır.

Unutulmamalı: Filistin’in özgürlüğü, İsrail’in huzurunun ön koşuludur.

Aksi takdirde kan üzerine kurulan her yapı, bir gün kendi ağırlığı altında çöker.

İsrail, bugün Filistin’in yarınını yok ettiğini sanıyor. Oysa kendi yarınını yok ediyor.

Bugünden sonra kendi çocuklarına bir gelecek kurarken onları hangi insani değerler üzerinden yetiştirecektir?

Bombaladığı, yaktığı, yıktığı, acımasızca yok ettiği Filistinli çocukların mezarları üzerinde, kendi çocuklarına güvenli bir hayat kurabilmeleri mümkün mü?

Korkularla yetişecek olan nesline hangi güvenceyi verecek?

Kısacası bundan böyle kendi toprakları değil, dünya bile dar gelecektir İsrail’e.

Not; İsrail hem Türkiye hem de bölge ülkeleri için potansiyel bir tehdit unsuru. Ancak bu tehdidi yalnızca askeri güç veya savaş kapasitesi olarak görmemek gerekir. Jeopolitik istikrarsızlık, istihbarat faaliyetleri ve uluslararası hukukun aşınması bağlamında değerlendirmeliyiz.

İsrail doğrudan Türkiye’ye savaş açacak bir ülke gibi görünmese de, attığı her stratejik adım bölgeyi daha istikrarsız hale getiriyor. Bu da Türkiye ve diğer bölge ülkeleri için ciddi bir risk oluşturuyor.

H. Nuran YAZICI

Similar Posts

  • Kimlik ve ideoloji_ 4

    Kimlik ve ideoloji_ devamla Burada yazımıza Osmanlı Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki bağı sorgulamak istedik. Osmanlı Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti Arasındaki Bağ Osmanlı Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ilişkinin niteliği, Karşı Devrim sürecinde en çok tartışılan konuların merkezinde yer almıştır. Bir kesim Osmanlı Devleti’ni tümden yok sayarak, yapılan her şeyin Cumhuriyet ile gerçekleştiğini ileri sürmekte;…

  • Yaparsa Kim Yapar?

    Dini bütün (!) kardeşlerimizin iş başına gelmesinden sonra, hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Ticaretin tamamı, kandırma veya yanıltma üzerine kurulu. Bu konudaki kritik kelimeleri zaman zaman satırlarımıza taşıyoruz. Bugün de “Varan”ı gündeme aldık… Sondan başlayalım. Bu kelimeyi gördüğünüz an, geri durmayıp ilgi duyduğunuz an, tezgaha düşmüşsünüz demektir. Şimdi de bir akaryakıt dağıtım şirketi aynı tuzağı, sayın halkımızın…

  • ŞEHİR VE İNSAN

    Şehir insana benzer, insan şehire..Yüksek bir yerden bir şehre bakarsanız şehrin manzarasında, siluetinde o şehrin mimarisinden hangi millete ait olduğunu anlarsınız.Şairinin de dediği gibi “Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul” Evet şuan İstanbul’a uzaktan bakan biri daha önce hiç gelmemiş yaşamamış olsa bile o heybetli yüzyıllık camilerin kubbe ve minarelerinden, yapılarının mimari özelliklerinden şehrin…

  • Çocukluğun Gölgesinde: Türkiye’de Çocuk İşçiliği Gerçeği

    Çocuklar geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimizdir. Bugünün çocuğunu, yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir.” diyen yüce Atatürk’ün sözleri bizlere bu konunun ne kadar önemli olduğunu tekrar tekrar hatırlatır. Çocuklar geleceğimizdir ve çocuklar, bir toplumun en değerli hazinesidir. Gözlerindeki ışıltı, kalplerindeki saflık ve hayal dünyalarındaki sınırsızlık, geleceğe umut ışığını taşır. Onlara sevgiyle yaklaşıp güvenli bir ortam…

  • Mülakat ya da Sözlü Sınav

    KPSS’de yüksek puan alan değerli öğretmen adaylarının şaibeli, tartışmalı, torpil dedikodulu “Mülakat-Sözlü Sınav” ile umutlarını çalmayın. TV’de ağlayan kucağı çocuklu adayları görünce kimyam bozuldu. Adalet bu mudur diye günlerce düşündüm. KPSS’de dereceye girenlerin atamasını yapınız. Öğretmenliği yapamıyorsa görevine son veriniz. Bu kadar basit. Emekli bir eğitimci olarak, eğitimin içler acısı halinden ülkemin geleceği adına oldukça üzgünüm,…

  • ÇOCUKLAR ÇİÇEKTİR

    Çocuklar çiçek gibidirler. Çiçeği yanlış besler, aynı şekilde büyütmeye çalışırsak; çabuk bozulur, kurur ve kaybolurlar. Çocukların zihinlerini de yanlış kaynaklarla beslemeyelim. Tarihimizdeki iyi veya kötü olayları yorumları ile anlatmalı; onların geçmişleri ile gurur duymalarını sağlamalıyız. NE GÜNLERE KALDIK? Ne günlere kaldık böyle Allah’ım,Bizler bir birimiz anlamaz olduk.Bunun için ne yapalım söyle Allah’ım,Küçükler büyüğün dinlemez olduk….

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir