HERKES HADDİNİ BİLMELİ

İnsanlar mutlaka bir şeyler biliyordur. Her şeyi ben bilirim, benim bildiğim doğrudur dememeli. Karşısındaki insana da değer vermeli; onu da dinlemelidir.


Bana göre bildiklerim doğru olabilir, benim doğrularım karşıda nasıl yer almış, onu bilmek önemlidir. O’nun bildikleri daha da doğru olabilir.


Atalarımız:”söz boğum boğumdur” demişler. Sözü en son boğuma kadar süz, kimseye dokunmuyorsa söyle.Ağzından çıkan sözler senden davacı olmasın.
Bir toplulukta bir insan kendisinden sık sık bahsediyorsa onu dinleme. O’nu başkaları takdir eylesin.
İnsan insana insandır diye değer verir. Değer verilen insana verdiğin değer fazla geliyorsa suç değer verenindir.


Bir konu üzerine her insanın değeri:”ederi kadardır, fazla değer verenden gider ” demiştim.
Onun için kendini bilmek; haddini bilmektir.Benim haddim sınırsız olmamalı, hatta benimle kalmalı, başkaları benden rahatsız olmamalı, hatta benimle kalmalıdır.
Yolunuz; yolumuz haddini, hududunu bilen insanlara çıksın.Kendini beğenmiş insanlara değil…
Ne mutlu haddini bilenlere…

Erdal ÜNAL

Similar Posts

  • MADDE BAĞIMLILIĞI SIKÇA SORULAN SORULAR-1

    BİR UYUŞTURUCU MADDEYE NE KADAR KISA SÜREDE BAĞIMLI OLUNUR?Bağımlılık Dünya Sağlık Örgütü tarafından biyolojik, psikolojik ve sosyal bir rahatsızlık olarak tanımlanmaktadır. İlk kullanımla birlikte bir döngü içerisinde yavaş yavaş gelişen; bireyin beden, ruh ve sosyal düzenini olumsuz yönde etkileyen bir beyin hatalığıdır. UYUŞTURUCU MADDEYİ BİR KERE DENEMEK İSTIYOUM. ZARARI OLUR MU?Bireyleri öncelikle kullanıma sonrasında ise…

  • Yürekte Sızı, Kafamda Duman…

    İnsan, zamanla oluruna bırakmayı öğreniyor. Öğreniyor çünkü başka çaresi kalmıyor. Elinden geleni yapıp da yine de kaybedince, anlıyor: Her çaba, her fedakârlık her zaman karşılık bulmaz. Çünkü bazı insanlar gitmek için gelir bu hayata. Ve bazı sevgiler, sadece kalbimizde başlayıp yine orada biter. Hayatın sabırlı bir öğretmeni var: zaman. O, kulağımıza eğilip usulca anlatıyor gerçeği. Ne kadar verirsen…

  • Hoşça kal Arkadaşım

    Hava günlerdir kararsız, şımarık bir çocuk gibiydi. Yakıcı bir sonbahar güneşi altında montunu beline sarmış, şemsiyesini eline almıştı. Tarabya sahilinde müdavimi olduğu kahveye günlük yürüyüşünü yaptıktan sonra geldi. Birden tepesinde cilveleşerek geçen bir çift martı, çığlık çığlığa geçerek denizi yardı. Uzaklardan gelen yorgun bir vapur düdüğü öksürürcesine kısık kısık öttü. Garson, her zaman tek kişinin…

  • TESLİMİYET

    “gerçek hayat hikayesinden aktarılmıştır” Yaşlı adam yattığı yerden doğruldu dışardan gelen sese kulak kabarttıktan sonra gelinine seslendi.— Dışardan gelen ses ezan sesimi kızım?— Yok baba sela veriliyor— Bugün cuma mı ki?— Yok. Cenaze var herhalde. ( Gelin haberi kayınbabasına alıştıra alıştıra söylemeye hazırlanıyordu)— Kimmiş? Bi dinle bakayım dedi kısık ses kesik nefesleGelini pencereyi araladı. Sela…

  • Bu Hikâye Uzun Bu Hikâye Derin

    Bizim coğrafyamız, Türk Milletinin coğrafyası yani bin yıldan daha fazlası daha da ötesi Anadolu. Bu coğrafyada destanlar, hikâyeler ne kısadır ne kestirmeden gidilen kestirip atılan cinstendir. Bu coğrafya istila görmüş, işgal görmüş… Bu coğrafya hile görmüş, yalan görmüş, talan görmüş… Bu coğrafya hain görmüş, hıyanet görmüş, işbirlikçi görmüş… Bu coğrafya, dost diye bilinenlerin dostunu sırtından…

  • AĞUSTOS AYININ TÜRK TARİHİNDEKİ ÖNEMİ;

    Türkler de Ağustos ayının ayrı bir önemi vardır.Ağustos ayı zafer ayıdır.Bunları tarihi akışlara göre sıralayalım:30 Ağustos 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi ile Anadolu’nun kapıları Türklere açıldı.Sultan Alparslan komutasındaki Büyük Selçuklu Ordusu büyük zafer kazandı.Bu zaferle birlikte Anadolu Türklere yurt olmaya başladı.11 Ağustos 1473 Otlukbeli Savaşı Fatih Sultan Mehmet ile Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan arasında oldu.Uzun Hasan’ın…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir