Deveyi Hamuduyla Yutmak

Sayın Erdoğan muhalefeti daha doğrusu CHP’yi silkeleyin derken bu silkeleme yaprakları dallardan sonra gövdeyi sökmeye doğru gidiyor. Yakında “bay bay” dedigi Kemal’e “gel gel” deyip apartta beklerken çok sevdiği yenilmelere doymadığı CHP’ye kayyum atayabilir. Bu kanıya nereden vardın diyenlere Mansur Yavaş’ın Ankara Büyükşehir Belediyesine yapılan soruşturmayı gösterebiliriz. Sebep 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda konser veren Ebru Gündeş’in aldığı para.

Ankarayı parsel parsel satan binlerce doları dinozor mezarlığına gömen hakkında yüzden fazla yolsuzluk dosyasının kapağı bile açılmayan İ. Melih Gökçek sütten çıkmış ak kaşık gibi bembeyaz, üzerinde nokta kadar leke yok. Deveyi hamuduyla yürütenlerin yeni hedefleri İmamoğlu’ndan sonra en güçlü Cumhurbaşkanı adayı Mansur Yavaş… Bu suçlamaya Kadir İnanır bile inanmaz beyler… Mansur Başkan’ın son seçimdeki rakibi mal daha doğrusu mallar varlığı neden hiç sorgulanmaz. Tabi bunda Akape’nin ilk icraatlarından “Nerden buldun yasasının” iptal edilmesinin nedeni de var. Tıpkı Allah kimilerini fakirlikle benim gibi servet üstüne servet yapanları zenginlikle sınar diyen Akapeli Erzincan Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu gibi… Madem Allah’a ve cennet ve cehenneme inanıyorsun dağıt kaynağı devlet sırrı varlıklarını.

Tabi bu konuda yalnız değil… Altı bakanlıktan fazla bütçeli şimdinin emekliliğine günler kala süper emekli edilen Diyanetin makam araç sevdalısı Ali Efendi Hazretlerinin de hayretlik ve ibretle k şu fetvasını hatırlayalım. Fakirler cennete zenginlerden beşyüz sene önce gireceklermiş. Yalan dünyanın geçici nimetleri mi önemli yoksa cennete beşyüz sene önce girmek mi? Şahsi görüşüm Ali Efendi bunları söylerken sağ ayağını kaldırıp içinden kıs kıs gülüyordur. Versin servetini onda birini cennete beklemeden girme garantisi vereyim…

https://div.show/public

Similar Posts

  • “Ağla Gözlerim Sızla Gözlerim”

    Ne diyordu bir başka güzel şarkı, “Hep ağlattı beni kaderim” Kaderden, felekten dem vura vura geçen ömürler anlatılır kendimizi bildik bileli… Kahredenler, hayata küsenler, feryadını, çığlıklarını kalbine gömenler öyle içli öyle kederli öyle hüzünlü satırlar yazdılar ki bugüne kadar… Gözyaşları sel oldu… Bu dünyaya ağlamaya mı geldik diyenler de görüşlerini dile getirdiler her fırsatta… Allah…

  • Teknoloji Tanıklığım – Sesin İzinde

    Görünmez Dalgaların Büyüsü: Radyo Yıl 1958; üç yaşımdayım. Benim için radyo, sadece bir cihaz değil; babamın merakının, el emeğinin ve sabrının bir ürünüydü. O yıllarda her evde hazır radyo yoktu, olanların da pek çoğu pahalıydı. Babam ise mesleki merakı gereği hazırı almak yerine, kendi elleriyle yapmayı tercih etmişti. Bu radyo, o dönemin ruhuna uygun lambalı…

  • Lozan Lozan Dedikleri…

    Bekara karı boşamak kolaymış!Lozan’ı küçümseyenler, karşı çıkanlar, gizli maddeleri olduğunu iddia edenler, başka bir antlaşmayla karıştıranlar vs vs. Lozan’a nasıl gelindi? Bunu bilmek lazım önce. Osmanlı’nın son dönemleri her bakımdan sıkıntılı. Ülke borç batağına sürüklenmiş, borçlarını ödeyememekte, Düyun-u Umumiye tüm gelir kaynaklarına el koymuş.Hepsi ayrı ayrı incelemeye değer konular. Yedi düvel yedi yerden aç kurtlar gibi…

  • BOŞ İŞLER

    İnsanları anlamakta güçlük çekiyorum bazı an.Nedense şiir yazan resim yapan müzikle uğraşan insanlara hep boş işlerle uğraşıyormuş nazarıyla bakıyorlar ya. Delleniyorum zaman zaman.Diyelim ki bu saydıkların boş işler peki dolusu nedir diyorum tık yok. Yani insanlar boş zamanlarını bu tür faaliyetlerle değerlendiriyor diye boş adam mı oluyor. N’apsın yani kahvehane köşelerinde kâğıt oyunlarımı okey vs…

  • Washington’da aranan ‘Meşruiyet’… bulundu mu?!

    ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun ifadesiyle, “adeta yalvararak” alınan randevu sonucu perşembe günü gerçekleşen Erdoğan-Trump görüşmesinin, aylarca hatta yıllarca konuşulması gerekiyor. Evet, önceki ABD ziyaretlerinden de hep bir tomar “ev ödevi” ile dönüldü, ama bu seferki gerçekten çok farklı. Trump’ın, “Onun (Türkiye değil Erdoğan’ı kast etmesi) bazı şeylere ihtiyacı var, bizim de bazı şeylere ihtiyacımız var. Ve bir…

  • YARDIM ELİ

    Atalarımız :”sağ elin verdiğini sol el görmesin” dermiş.Ne güzel söylemiş.Bunu gerçekte sağ el, sol el olayı olarak görmemeliyiz.Yardım yapılırken gerçek ihtiyaçları olanlar tespit edilmeli, ona göre yapılmalıdır. Yardımı alan kişi rencide edilmemeli. Hele de hiç karşılık beklenmeden yapılmalıdır. Aleni göz göre göre yapılan yardım alanı rahatsız eder, onurunu kırar.İhtyaç sahibi tespit olunurken de ince eleyip…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir