YARDIM ELİ

Atalarımız :”sağ elin verdiğini sol el görmesin” dermiş.Ne güzel söylemiş.Bunu gerçekte sağ el, sol el olayı olarak görmemeliyiz.
Yardım yapılırken gerçek ihtiyaçları olanlar tespit edilmeli, ona göre yapılmalıdır. Yardımı alan kişi rencide edilmemeli. Hele de hiç karşılık beklenmeden yapılmalıdır. Aleni göz göre göre yapılan yardım alanı rahatsız eder, onurunu kırar.İhtyaç sahibi tespit olunurken de ince eleyip sık dokumalı; yardımlar amacına ulaşmalıdır.Yoksa şu şöyle desin; bu böyle desin şekliyle olmamalıdır.
Bu günlerde okullar açıldı.Madur durumda olan bir çok insanlarımız var.Bunları emin ellerden tespit edip, ona göre destek olmalıyız.Destek olduktan sonra da çocuğun hâl ve davranışlarını uzaktan da olsa gözlemlersek bunun önemini daha iyi anlarız.

   Yardım eli derken maddi yapılan yardımların dışında manevi yardımları da sayabiliriz.Burada başımdan geçen bir olayı anlatayım; Ankara'da  iş çıkışı sırasında Belediye otobüsüne bindim Yer olmadığı için otobüsün körüklü kısmında ayakta durdum.Ulus'a doğru gelince  şoför otobüsün önüne atlayan gence vurmamak için ani bir fren yaptı.Ben sırt üstü düştüm.Ayaktakiler de benim üzerime düştüler. İçlerinden biri sol bacağım basınca canım çok acıdı.Ben sırt üstü yatakaldım.Acıdan bağırdım.

O sırada Lise 2. sınıfta okuyan çocuk benim ile çok ilgilendi.Evimin yakınına kadar da getirdi.Çocuğa çok teşekkür ettikten sonra evinin nerede olduğunu sordum.O da evim geride kaldı. Ben size yardım için geldim dedi.Ben oradan eve geldim.Ama delikanlının davranışları beni çok mutlu etti.Orada başkaları da vardı.Ya gözleri cep telefonunda idi, ya da uyumuş numarası yapıyorlardı.
Biz ne ara böyle vurdumduymaz olduk.

Gerek yardım yapmanın önemini, gerekse düşene yardım etmenin gereğini ne zaman kaybettik?

Suçlu kim acaba?

Bunun sebebini irdeledik mi?

Similar Posts